Ateş Sözlüğü

ates2.jpg

Ateş:
1. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. 2. Tutuşmuş olan cisim. 3. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. 4. Patlayıcı silahların atılması. 5. Vücut ısısı.

Ateş çamuru:
üçerir kil ve ince silika tanelerinden oluşan doğal malzeme. Ateş konisi sayısı 19'un üzerinde (1520°C), yüksek kaynaşma sıcaklığına sahip asidik kaolinit kil. Ateş konisi sayısı 19-26 arasında olanlar düşük sıcaklık ateş çamurları, 27-31 arası olanlar güçerir ateş çamurları, 31-32 arası olanlar yüksek sıcaklık ateş çamurları diye adlandırılıyor.

Odak:
Latince’de içinde ateş yakılan yer anlamına gelen sözcük “focus”. Uzunca bir süre ocak, fırın gibi anlamlarda kullanılan sözcük bu anlamını Isaac Newton yüzünden yitirmiş. Newton, 1691 yılında yayımladığı Optics adlı eserinde bu sözcüğü “bir mercekten geçen ışınların birleşerek ateş yaktığı nokta” anlamında kullanmış. Sonradan bu sözcük Osmanlıcaya girerken Arapça ateş anlamına gelen “harq” sözünden yola çıkılarak mihrak sözcüğü türetilmiş. Günümüzde focus sözcüğünün karşılığı olarak Türkçe’de kullanılan sözcüğün kökeninde de ateş sözcüğü var. Öz Türkçe bir sözcük olan od, yani ateş sözcüğünü kullanarak türettiğimiz odak sözcüğü, dilimizde merceklerde ışınların toplandığı nokta anlamına geliyor.

Pirofobi:
Ateşten korkma.

Piromani:
Birşeyleri ateşe verme eğilimiyle karakterize olan bir tür hastalık, "ateş deliliği" ya da “yangın çıkarma” hastalığı olarak da biliniyor. Orta halli durumda yalnızca “ateş görünce bakıp kalma” şeklinde kendini gösterebiliyor.

Pirotekni:
Ateşle ilgili olan ya da ateşin kullanıldığı alet ve aygıtlar, bunların yapım ve işleyiş teknikleri ile ilgilenen teknoloji dalı. Havaifişekler ve bazı patlayıcılar, bunların en iyi bilinen örnekleri.

Etiketler :

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi