Besinlerimiz Ne Kadar Güvenli?

food_safety.jpg

Yeni bir çalışma, birçok besin içeriğinde, nano boyutlu parçacıkların kullanıldığını ortaya koyuyor. Üstelik de, gerekli güvenlik uyarıları yapılmadan. Bunların arasında, raf ömrünü artırıcı, besin değerini yükseltici ya da zararlı mikro organizmaların üremesini önleyici nano parçacıklar bulunuyor. İşin en kötü yanlarından biri de, bu besinlerin arasında bebek mamalarının da bulunması.

Gümüş, demir ya da plastik içerikli bu nano parçacıklar, yiyeceklere ek olarak mutfak malzemelerinin yapılarına da girebiliyor. Bu parçacıkların bir kısmının insan vücudu üzerinde zararlı etkiler gösterebildiği, çeşitli çalışmalarla ortaya koyulmuş durumda. Özellikle de belirli bir boyuttan daha küçük olurlarsa. Bu çalışmalar sayesinde, çinko oksit parçacıklarının çok düşük dozlarda bile insan akciğerleri üzerinde zehirli etki ortaya çıkardığı, 15 nanometreden küçük gümüş parçalarının da beyin ve karaciğer hücrelerine zarar verebildiği ortaya koyuldu.

Gıda güvenliği ve sağlık ile ilgili yasal kuruluşlar, bu tip nano parçacıkları içeren ürünler üzerinde “uygun testlerden geçirildiği” bilgisinin yer almasını şart koşuyor. Çevreye ve insan sağlığına karşı duyarlı gruplarsa, ürünlerin üzerinde, ürün içeriğinde hangi nano parçacıkların bulunduğunu tüketiciye gösteren etiketlerin de yer alması gerektiği konusunda ısrarcı. Nano parçacıklar konusunda henüz cevabı bulunamamış sorular da mevcut. Örneğin, gıda paketlemede kullanılan parçacıkların gıdalara geçip geçmediği ya da ne ölçüde geçebildiği bilinmiyor. Çevre ve insan sağlığına duyarlı gruplar, tüketicilere en azından bu denemelerin bir parçası olmayı bilinçli olarak seçebilme hakkı verilmesi konusundaki ısrarlı tutumlarını devam ettirecekler gibi görünüyor.

Haber Tarihi: 17 Mart 2008
Kaynak: www.sciam.com

Etiketler :

fotosentez

çikilopgün geçmiyor ki gıdalarla ilgili bir kötü haber daha almayalım. zaten yediklerimizin nereden geldiğini nasıl üretildiğini ne kadar güvenli olduğunu düsünedururken bir de bu nanoparçacıklar çıktı başımıza.. bu durumda insana evrimleşerek fotosentez yeteneği kazanmaktan başka seçenek kalmıyor...
cikilop | Salı, 22/04/2008 - 10:23

nanoyla nano olmak...

ve fakat nano'dan nano'ya da fark oldugu gibi bir nokta var haberde, belirli bir boyutun altinda ya da üstünde olmalari durumunda. acaba yapilan onca aciklamaya ve uyariya karsin, tehlikeli gorulen boyut sinirinin altinda uretim yapma israri nedendir? daha da onemlisi, soz konusu nano parcaciklari kullanarak "mikro organizma uremesine izin vermeyen" beyaz esyalar ureten buyuk firmalar acaba bu boyutlardan haberdar midir? galiba peynirimde kuf, mercimek kavanozumda kurtcuk gordukce rahatlar hale gelecegim yakinda, ya da coktan geldim.

xanthia | Salı, 22/04/2008 - 13:05

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi