Britanya Kralları ve Brutus

Geçtiğimiz yıllarda televizyonlarda oldukça güzel bir dizi film gösterildi. Gerek yabancı mecralarda gerekse ülkemizde belki çok büyük ilgi uyandırmasa da, özenle hazırlanmış ve gerçekçiliği oldukça başarılı olarak sağlanmış bir diziydi “Rome”. Dizinin ilk sezonunun sonunda Brutus rolünü oynayan Tobias Menzies, senatoda Julius Caesar rolündeki Ciarán Hinds bıçaklanırken yaklaştı ve son darbeyi indirdi. Birçoklarımız o ünlü sözü bekledik: “Et te Brute?”, yani “Sen de mi Brütüs?”
Aktör Ciarán Hinds, tüm sezon boyunca son derece karizmatik biçimde canlandırdığı rolüne yakışır biçimde yere yığılırken, "sen de mi Brutus?" falan demedi, bıçaklanan herkesten bekleyeceğimiz üzere acılar içinde konuşmadan yere yıkıldı. Zaten pek çoğumuz da bu ünlü sözün Julius Caesar’a değil William Shakespeare’a ait olduğunu bildiğimiz için, çok da şaşırmadık. (Hayır efendim Shakespeare, Brutus tarafından bıçaklanmış falan değil, Julius Caesar adında bir tragedya yazmış kendisi ve “Brutus, sen de mi oğlum? Öyleyse öl Caesar!” laflarını etmiş.)
Lafı bu kadar döndürüp dolaştırmamın sebebi bir başka ünlü Brutus’ten söz edilen bir kitap: Historia Regum Britanniae (Britanya Krallarının Tarihi). Britanya’nın köpeğiyim o nedenle İngiliz krallarının tarihini tanıtıyorum diye de düşünülmesin, işin ucu bize de dokunuyor. Kitap, Troya Savaşlarıyla başlıyor. Hikaye malum, Troya savaşını kaybeden şehir halkından hayatta kalanlar, Aenas önderliğinde yola çıkar, önce Kuzey Afrika’da bir süre konakladıktan sonra İtalya’ya gelir ve buraya yerleşirler. Roma kentinin ilk temelleri Troyalı göçmenler tarafından atılır. Troyalıların uygarlığa katkısı bu kadar değil. Aenas’ın torunlarından Brutus, (artık ne yaptıysa) sürgüne mahkum edilir ve bilin bakalım nereye gönderilir: Kıtanın batısında yer alan adalara. Bu adalara kral Brutus’un adından yola çıkılarak Brutannia adı verilir.

Yeni yorum gönder