Beyin
Dokunmatik Yanılsama?
Çoğumuz, optik illüzyon (görme duyusuna yönelik yanılsama) örneklerine çok yabancı değiliz. MIT, McGill ve Harvard üniversitelerinden araştırmacıların oluşturduğu bir ekipse, dokunma duyusuna yönelik bir yanılsama yaratmayı başardılar.
Bu çalışma, görme ve dokunma gibi farklı iki duyunun nasıl bir arada işlev gördüğünü açıklama yolunda da önemli bir adım.
Alzheimer Aşısı için Yeni Umut
Sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucunda ortaya çıkan hastalıklardan biri olan Alzheimer’ın yayılmasını durdurucu ya da geri döndürücü herhangi bir ilaç, şimdilik bulunmuyor. Daha önce yapılan aşı geliştirme denemeleri de, beyinde yangı ve felç gibi istenmeyen yan etkilerle sonuçlanmıştı. Bu başarısız deneme sonrasında adımlarını daha dikkatli atmaya başlayan araştırmacıların aradıkları umut ışığı, henüz deney aşamasında olan bir aşıda ortaya çıktı.
Beynin Gizemli Hücrelerinin Sırrı Çözüldü
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları, beyin dokusundaki yıldız şekilli astrosit hücrelerinin, kana sinyaller vererek sinir hücrelerinin işlevleri için gerekli enerjiyi sağladıklarını keşfettiklerini açıkladılar.
Beyin Neden Bu Kadar Enerji İstiyor?
Beyin, hiç şüphesiz, vücudumuzun en fazla enerji tüketen organı. Vücudumuzun toplam enerji tüketiminin %20’sinden tek başına sorumlu olan beynimizin, bu enerjiyi sinir hücreleri arasındaki elektriksel iletişimde kullandığı düşünülüyordu. Yakın zamanda yapılan bir çalışmaysa, bunun madalyonun yalnızca bir yüzü olduğunu ortaya koyuyor.
"İnek" Olan Yaşadı!
Bir arkadaşınızı “inek” olmakla suçlayacağınız zaman artık durup bir düşünmeniz gerekiyor. Çünkü “okkalı” bir beyin, görünüşe göre, sınavlardan yüksek not almaktan çok daha fazlasına yarıyor. Uzun zamandır insanın ve diğer primatların, diğer hayvanlara kıyasla daha büyük olan beyinleri üzerinde kafa yoran bilim adamları, sonunda bu durumun avantajının ne olduğunu ortaya çıkarmayı başardılar.
Kök Hücrelerin Başarısı!
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (M.I.T.) çalışanları, sıçanlarda Parkinson hastalığının semptomlarını kök hücreleri kullanarak bastırabildiklerini açıkladılar. Erişkin bir fareden yalıtılan deri hücrelerinden elde edilen kök hücreleri beyin dokusuna nakletmeyi başaran araştırmacılar, Parkinson hastalığı semptomlarına neden olan sinir dokusu hasarını geri çevirmeyi başardılar.
Beyin Şekerin Tadını Değil Kalorisini İstiyor
Şekerli tatlara eğilimin, genler ve tad alma duyusunun da ötesinde bir kavram olduğu bulundu. Yapılan araştırmalarda, şeker tadının algısından sorumlu geni taşımayan farelerin bile şekerli suyu tercih ettikleri görüldü. Daha önemli bir diğer de gözlem de, farelerin beyinlerindeki ödül merkezlerinin, yapay olarak tatlandırılmış su yerine, doğal bir şeker olan sükrozla tatlandırılmış suyu içtiklerinde etkin hale geçmesi. Bu sonuçlar, şeker tadı alınmasa bile kalorinin beyin tarafından algılanabildiğini kanıtlıyor.
Tehlikenin Kokusunu Almak
Bilim insanlarının açıklamalarına göre, burunlarımız, “tehdit altındayken” kokular arasındaki farkları daha kolay ayırt edebiliyor. Birbirinin neredeyse aynısı olan iki kokuyla yapılan ilk denemede, gönüllülerin hiçbirinin bu iki kokuyu ayırt edemediğini gören araştırmacılar; ikinci denemede kokulardan birinin yanına bir de hediye eklemişler: hafif bir elektrik şoku. Bu denemeyi takiben, gönüllülerin gerçekten de iki koku arasındaki farkı algılayabilme yeteneği geliştirdikleri gözlenmiş.
İnsanlığın Evriminde Ateş
İnsan ateşi ilk olarak aydınlatma, ısınma ve besinlerini pişirme için kullandı. Ateşin ısınma sağlayışı, insanın tropik bölgelerden ayrılıp daha sert iklim koşullarının görüldüğü bölgelere yayılabilmesine yardımcı oldu. Böylece, farklı insan ırklarının ortaya çıkmasında ilk adım atılabildi. Hayvanları korkutup kaçırmak için de eşsiz bir “silah” olan ateş, aynı zamanda insanın kendisini doğal avcılardan koruyabilmesini de sağladı.