Jonathan Strange ve Bay Norrell


jonathan_strange.jpg

Büyü...insanın tembelliğinin bir göstergesi aslında. Aman yan geleyim yatayımcılık, parmağımı kıpırdatmadan başarı elde edeyimcilik kokuyor. Bugüne dek Türkiye'de gaipten haber veren medyumlar, yıldız falı bakanlar, astrologlar hatta cinci hocalar gördüm duydum ama kendini büyücü olarak nitelendiren bir kişiye bile rastlamadım. Oysa biz millet olarak pek tasvip etmesek de aslında merak ederiz. Merak içimizde var, bilimsel de olsa, doğaüstü, ipe sapa gelmez şeyler olarak da görülse ilgi uyandıran her şey merak uyandırıyor. Bununla birlikte, belki de hayatta birçok alanda bir şeylere kolayca saip olmak istediğimiziçin, kimi zaman mecbur kaldığımız için büyü yapmayı ya da yaptırmayı düşünmeyenimiz var mıdır acaba? Bu kadar meraklısı varsa, mesela aylık bir büyü dergisi yayımlanacak olsa ne kadar tutar, kimler tarafından okunur?

Bunu öyle her zaman uzun uzun düşünmüyorum ama, Susanna Clarke'ın yazdığı ve Oğlak Yayınları'nın Berna Kılınçer çevirisiyle okurlara sunduğu "Jonathan Strange ve Bay Norrel adlı kitabı okuduğumda aklımdan geçenler arasında yukarıdaki satırlar da vardı.

"Yıllar önce York şehrinde bir büyücüler cemiyeti vardı. Her ayın üçüncü çarşambası toplanır ve birbirlerine İngiliz büyü tarihi üzerine sıkıcı makaleler okurlardı.

Onlar beyefendi büyücülerdi. Bunun anlamı şuydu: Hayatları boyunca hiç kimseye büyü yoluyla ne bir iyilik ne de bir kötülük yapmışlardı. Aslına bakarsanız bu büyücülerden hiçbiri en ufak bir sihir bile yapmamıştı, ne büyü kullanarak bir dalın üzerindeki tek bir yaprağı titretmiş, ne bir toz tanesinin yolunu değiştirmiş ne de birinin başındaki en ufak bir saç telini değiştirmişlerdi. Bu ufak ayrıntı dışında, Yorkshire'ın en bilge ve büyüyle en içli dışlı kişileri olarak nam salmışlardı..."

Hey, durun bir dakika! :) Şimdiye kadar duyduklarınız biraz BBC yapımı, Victoria Dönemi'ni anlatan dizilere benziyor değil mi? Sanki bu kitabı Susanne Clarke değil de Jane Austen yazmış gibi. Ama bu giriş sizi yanıltmasın. Heyecanın kilidini açacak olan anahtar Kuzgun Kral'ın şu kehanetinde gizli :

"İngiltere'ye iki büyücü gelecek..."

"İlki benden korkacak, ikincisi beni görme özlemiyle yanacak,

İlkini hırsızlar ve katiller yönetecek, ikincisi kendi yıkımında suç ortağı olacak,

İlki kalbini karanlık bir ormanda karlar altına gömecek ama yine de sızladığını hissedecek,

İkincisi en değerliği varlığını düşmanının elinde görecek..."

"İlki hayatını yanlız geçirecek, kendi kendisinin gardiyanı olacak,

İkincisi ıssız yollarda yürüyecek, başında fırtına, yüksek bir tepede karanlık bir kule arayacak..."

Kibar İngiliz beyleri, pervasız cin halkı, Victoria dönemi İngilteresi'nin büyülerle donanmış bir paralel evreni, ince zeka anlayışı, aşk, tutku, savaş ve büyü. Tam siberkedi hayranlarına göre. Daha ne olsun, on numara kitap... :)

Etiketler :

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi