Genetik
Dünya'nın Ağaç Genom Haritası
New York Botanik Bahçesi araştırmacıları, dünyanın dört bir yanından ağaç türlerinin DNA’larının toplanacağı bir projenin öncülüğünü yapmaya hazırlanıyorlar. Çeşitli ülkelerden araştırmacılardan oluşan bir ekibin 2 yıl boyunca yürüteceği kataloglama çalışmasıyla, dünyanın mevcut ağaç türlerinin çoğunun tanımlanmasına yardımcı olacak bir veritabanı oluşturulacak. Yeni veri tabanı sayesinde, bu türlerin nerelerde görüldükleri ve tehlike altında olup olmadıkları da takip edilebilecek.
Yok Olmanın Eşiğine Gelmişiz
Genetik araştırmalar, günümüzden yaklaşık 70 bin yıl önce, insan soyunun tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. O zamanlarda yaşanan aşırı kuraklık nedeniyle, insanların da Afrika’da yalıtılmış küçük gruplar halinde kaldığı düşünülüyor. Bu dönemde, dünya üzerindeki toplam insan nüfusunun 2 bine kadar düştüğü, daha sonra yeniden arttığı öne sürülüyor.
İngiltere'nin İlk Melez Embriyoları
Newcastle Üniversitesi araştırmacıları, tüm politik ve etik tartışmalar sürerken, İngiltere’nin ilk insan-hayvan melezi embriyolarını üretmeyi başardılar. İnsan deri hücrelerinden alınan DNA’nın inek yumurta hücrelerine aktarılmasıyla elde edilen melez embriyolar, laboratuarda 3 gün boyunca başarıyla geliştirildikten sonra yok edildi.
Haçlılar’ın Genetik Mirası
Orta Asya’da, ortaçağın ünlü Haçlı seferlerinin geride bıraktığı genetik izler keşfedildi. Lübnan halkının Hristiyan erkeklerinde görülen bir genetik farklılığın kökeninin Haçlı seferlerine dayandığı düşünülüyor. Söz konusu genetik özellik, Batı Avrupa ülkelerinde de görülüyor. Bu nedenle araştırmacılar, genetik özelliğin Lübnan’da görülme nedeninin Haçlı seferleri olabileceğini düşünüyorlar.
Afrika’yı 2 Kez Terketmişiz
İnsanların tarih boyuncaki göç yolları, bilimsel çalışmalarla aydınlanmaya devam ediyor. Modern insanların, günümüzden yaklaşık 50 bin yıl önce Afrika’dan göçlerine başladığı biliniyor. Yapılan bir çalışmaysa, ikinci ve daha küçük bir grubun, bu tarihten de 50 bin yıl önce Afrika kıtasını terk etmiş olabileceğini öneriyor. Araştırmacılar, günümüzde yaşayan modern insanın, ikinci göçle birlikte dünyaya yayılan bu esas grupla birlikte ortaya çıktığını belirtiyorlar.
Kök Hücrelerle Tedaviye Bir Adım Daha Yakın
Kaliforniya’da bulunan bir biyoteknoloji firması, karbondan yapılan nanotüpleri kullanarak, erişkin insan hücrelerini, embriyo hücresi özelliklerini geri kazandıracak şekilde yeniden programlayabildiklerini açıkladı. Bu çalışma, kök hücrelerinde ortaya çıkabilen kanserleşme riskini de ortadan kaldırıyor.
İki Anneli Embriyo Üretildi
İngiliz genetik bilimciler, iki anneye ve bir babaya sahip bir embriyo üretmeyi başardılar. Annelerden birinin genlerinin hasarlı bir bölümünü, diğer anneden alınan sağlıklı genlerle tamamladıklarını belirten araştırmacılar, aslında embriyonun teoride yine bir annesi ve bir babası olduğunu söylüyorlar. Kullanılan teknik, epilepsi ve diyabet gibi hastalıklarla kalp rahatsızlıklarını önleyebilmek için geliştirildi.
Mavi Gözler Bir Mutasyon mu?
Danimarkalı genetik bilimcilerin yaptığı bir araştırmanın sonuçları, mavi gözlerin, günümüzden 6 ila 10 bin yıl önce aniden meydana gelen bir mutasyonla ortaya çıktığını gösteriyor. Mavi gözlere sahip olan Danimarka, Türkiye, Hindistan ve Ürdün kökenli gönüllülerle yapılan çalışmada, bu bireylerin hepsinde ortak bir gen mutasyonuna rastlayan araştırmacılar, göze rengini veren melanin pigmentinin üretiminde aksaklığa neden olan bu mutasyon öncesinde, tüm insanların kahverengi gözlere sahip olduğunu söylüyorlar.