Merkür’ün Merkezine Seyahat

Güneşe en yakın gezegen olan Merkür, Messenger adlı insansız uzay aracının çektiği fotoğraflar sayesinde her geçen gün daha fazla tanınıyor. Gökbilimciler, yaklaşık 30 yıl bekledikleri bu görev sayesinde Merkür’ün bilinmeyen yüzünü görebildikleri için son derece heyecanlılar.
Messenger’ın Merkür’ün yakınından geçerken çektiği ve Dünya’ya gönderdiği fotoğraflar, gezegenin demirce zengin çekirdeğinin küçülmekte olduğunu, bu nedenle de gezegen kabuğunda eğimler ve çatlaklar oluştuğunu gösteriyor.
Güneş sisteminin en sıcak gezegeni, büyük ölçüde kor halde olması nedeniyle diğer gezegenlerden farklı. Bilim insanları, gezegenin yoğunluğuna bakarak, çekirdeğinin önemli bir oranda demirden oluştuğunu, ayrıca çekirdeğin gezegen kütlesinin en az ortalama %60’ını oluşturduğunu düşünüyorlar.
Daha önceki bir uzay görevinde kullanılmış olan Mariner 10 adlı uzay aracı, Merkür’ün ekvator düzlemi çevresinde bir manyetik kalkanı olduğunu ortaya çıkarmıştı. Böylece Merkür, Dünya’dan sonra Güneş Sistemi’nde manyetik kalkana sahip ikinci iç gezegen olarak tanımlanmıştı. Bu bulgu da, araştırmacıları yeni bir soruya yöneltmişti: bu manyetik kalkan gezegenin çekirdeği nedeniyle mi oluşmuştu yoksa gezegen kabuğundan mı köken alıyordu?
Merkür’ün çevresinde araştırma yapmak için tasarlanan ilk araç olan Messenger, gezegenin kabuğunda henüz bir manyetizma belirtisine rastlayabilmiş değil. Bu nedenle de, gezegenin çekirdeğinin Dünya’dakine benzer şekilde sıvı halde bir dış tabakaya sahip olduğu düşünülüyor. Sıvı haldeki demirin katı haldeki demirden daha yoğun olması nedeniyle de, gezegenin çekirdeği sıkışarak gezegen yüzeyini küçültüyor.
Haber Tarihi: 3 Temmuz 2008
Kaynak: www.sciam.com

Yeni yorum gönder