Ölü Bir Fareyi Nasıl Diriltirsiniz?

Siz nasıl bir yol izlerdiniz bilmiyoruz, ama Japon bilim insanları bunu başarabilmek için klonlama yolunu seçtiler. 16 yıl önce ölerek dondurulmuş farelerden aldıkları hücreleri kullanan araştırmacılar, ölü farelerin klonlarını elde etmeyi başardılar. Böylece, klonlama tekniğinde dondurulmuş hayvan dokularının da kullanılabileceği ilk kez gösterilmiş oldu.
Tekniğin uygulanabilmesi için, dondurulmuş farelerden alınan ölü beyin ve kan hücreleri kullanıldı. Daha sonra da bu hücrelerin çekirdekleri çıkarılarak, döllenmemiş olan fare yumurtalarına aktarıldı ve embriyolar elde edildi. Uzun bir zaman boyunca donmuş olarak kalan hücrelerin çekirdeklerinin normal klonlamaya uygun olup olmadığı henüz bilinmediği için, araştırmacılar bu embriyoları doğrudan sağlıklı farelere nakletmek yerine, önce embriyolardan kök hücre dizileri elde ettiler. Araştırmacıların son adımı, bu hücrelerin çekirdeklerini yeniden yumurta hücrelerine aktarmak oldu. Böylece, sağlıklı yavrular elde etme şanslarını sağlama almış oldular.
Uzmanlar, bu tekniğin, soyu tükenmiş (ya da tükenmeye yüz tutmuş) olan canlıları yeniden “yaratmak” için kullanılabileceğini söylüyorlar. Örneğin, buzul katmanları içinde fosilleri bulunan mamutları!
Haber Tarihi: 3 Kasım 2008
Kaynak: news.nationalgeographic.com

Cura
Bize öyle bir biyoloji öğretmişler ki klonlanan canlıların bire bir aynı olduğu hissini yaratmışlar. Aslında canlı gelişimi, büyümesi, hem fiziksel, hem biyolojik, hem psikolojik, hem sosyolojik o kadar rastgele süreçler sonucunda biçimleniyor ki, ha klonlamışsın, ha klonlamamışsın pek de bişey değişmiyor. Hani çok belirgin kalıtsal özellikler dışında.
Konuyu gazetedeki "dünyadan habersiz" köşe yazarından "öylemesine" okuyanlar da Hitler'in saç telinden yenisi yapılsa dünya savaşı çıkar zannediyor.
Bunlar çok yararlı çalışmalar, öyle kahvede laklak arasında muhalefet edilecek konular değil. Genetik bilimi/mikrobiyoloji ve nanoteknoloji geleceği şekillendirecek en önemli iki disiplin bence. Bilimin çözünürlüğü artıyor.
Elbette bilim dünyasında hiçbir displin yalnız gezmez, kastettiğim bilime yapılan yatırım ve emek bu 2 konuda önemli gelişmelere yol açacak gibi görünüyor bana.
Yeni yorum gönder