Sineklerin Tanrısı

Baalzebub, ya da Sineklerin Tanrısı adı şeytana yakıştırılan adlardan biri. İnsanların kötülüğü için çalışan, onları doğru yoldan çevirmeye çalışan şeytanın adlarından biri, getirdiği yıkımları salgın hastalıkları belirtmek için sineklerin tanrısı biçiminde kullanılmıştı. Burada aynı zamanda bir aşağılama ve küçümseme de söz konusu. Oysa bu tanımlama belki de tarihöncesi dönemlerden kalma bir arketipi işaret ediyor olabilir.
Sineklerin Tanrısı’nı popüler kültüre sokan kişi William Golding. Bu isimde yazdığı ünlü romanında bir adaya düşen bir grup okullu gencin, gün geçtikçe nasıl vahşileştiğini, toplumsal kuralların dışına çıkıp içlerinde şiddeti, barbarlığı nasıl gün yüzüne çıkardıklarını anlatır. Bu kitabın 1963’te ve 1990’da sinema uyarlamaları da yapıldı. Kitabı okuyanlar ya da filmleri izleyenler, özellikle de batılı okurlar, “Sineklerin Tanrısı” ismine Hıristiyanlığın sıkça kullandığı bir terim olduğu için yabancı değiller. Öte yandan gerçek şu ki yaygın kültür tarih öncesindeki anlamı örtüyor.
Sineklerin Tanrısı, Baalzebub terimi ilk kez eski Sümer’de kullanılmış bir kavram. Sonraları Baalzebub, diğer Mezopotamya kültürlerinde olduğu gibi tüm Ortadoğu’ya yayılmış ve tapınılmaya başlamış. Eski çağlarda yaşayan Mezopotamyalılar şeytana tapan kişiler değiller elbette. Baalzebub’un şeytanla bir tutulması, tıpkı keçi ayaklı Pan, ya da çakal başlı Anubis örneklerinde olduğu gibi Hristiyanlık öncesi çoktanrılı dinlerin tanrılarının yanlış tanrılar, şeytanlar olarak kabul edilip halka aktarılması sonucu.

Yeni yorum gönder