Bakteriler Yardımımıza Koşuyor

bacteria1.jpg

Bakteriler üzerinde çalışan genetik bilimciler, zararlı bakteri türlerini, insanlara yararlı olacak hale getirmeye uğraşıyorlar. İnsanlarda ve hayvanlarda besin zehirlenmesine benzer belirtiler ortaya çıkaran bir bakteri türü olan Listeria monocytogenes, belirli kanser tipleriyle savaşacak şekilde yeniden programlandı. Bu bakteri, bağışıklık sisteminin özel hücrelerini enfekte edebilme özelliğinden ötürü seçildi. Bu sayede, istenen kansere ait belirli kimyasalları taşıyan bakterilerin bağışıklık sistemi hücrelerini enfekte etmesi sağlanabiliyor ve vücut tüm dikkatini bu kanser tipiyle savaşmaya yöneltiyor. Bu uygulama henüz klinik deneme aşamasında olmasına karşın, ileri evre rahim kanserine sahip hastalardan elde edilen erken sonuçlar bile umut verici.

Bakterilerin kanser tedavisinde bir diğer kullanım şekli de, radyasyon terapisinin daha güvenli hale getirilmesi. Yakın zamanda yapılan bir çalışma, zararlı Salmonella bakterilerinin kamçılarında bulunan bir protein türünün, bağırsak hücrelerinin programlı ölümünü önlediğini ortaya koyuyor. Radyasyon terapisi öncesinde bu proteinin hastalara verilmesi, sağlıklı bağırsak hücrelerinin zarar görmesini çok büyük ölçüde önlüyor.

Bakterilerin bir diğer hizmet alanı yakıt üretimi. Artan insan nüfusu fosil yakıtları büyük bir hızla tüketirken, bilim insanlarının alternatif yakıt arayışlarına bir cevap da bakterilerden geldi. Bazı bakterilerin, bitkisel kökenli bir biyoyakıt olan etanolün üretimine yardımcı olabileceği düşünülüyor. En işe yarar biyoyakıt tipi olarak tanımlanan selülozik etanol, bitkilerin hücre duvarlarının yapısında bulunan selülozun kullanılabilir şekerlere yıkımıyla elde ediliyor. Araştırmacılar, selüloz sindirici bakterilerin genlerini aktardıkları bir mısır ırkını, “kendi selülozunu kendisi yıkabilir” bir hale getirmeyi başardılar bile.

“Yok artık!” diyeceksiniz belki, ama bakterilerin ayda roket yakıtı üretiminde kullanılabileceği de düşünülüyor! Denemeler, siyanobakterilerin ay toprağında başarıyla yaşayabileceklerini, hatta topraktaki titanyum ve demir gibi ağır bileşikleri de emerek kendi bünyelerine hapsedebileceklerini gösteriyor. Yeterli su ve güneş ışığı sağlanması halinde, bu bakteriler hem ay toprağını tarıma elverşli hale getirebilecekler hem de bu bakterilerden gübre elde edilirken açığa çıkan metan gazı toplanarak roket yakıtına dönüştürülebilecek. Uluslar Arası Uzay İstasyonu’nun bir benzerini Ay yüzeyinde kurmak için hazırlık planlarına başlayan NASA, bakterilerden de büyük destek alacağa benziyor.

Haber Tarihi: 21 Nisan 2008
Kaynak: www.msnbc.msn.com

Etiketler :

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi